Geleceğin Blogçuları! Aradığınız bilgi damarlarınızdan geçen CAT5'de mevcuttur.

by Murat Duman 26. Ağustos 2008 23:57

Yine bloglar arası göz hızı atlamalar yaparken Dalga 3 adı verilen yeni nesil servislerin ve altyapıların yakında olduğuna dair bazı duyumlar edindim. Henüz halka açılmamış bu servisler hakkında biraz araştırma yaparsanız ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz.

Gelecek nesil servisler ve web üzerine yakın zamanda yapacağım bir sunum dolayısı ile çok gizli bilgilere ulaşma çabası içinde kafamda birçok soru işaretleri oluştu. Bu işaretlerden ve web 1.0 dünyasından almamız gereken derslerden başka bir yazıda bahsedeceğim.

Şu an için merak ettiklerim:
Dijital dünyada oldukça popüler olan blog yazarları ölünce bu kişilerin anısına BlogKüre Anıt Mezarları mı oluşturacağız? Kalbimizde değil ama Internette yaşıyorsun kampanyası dahilinde sanal mezarlıklar kurulur mu, kurulursa ölü site ve sahiplerini buraya taşımak için Blog Bekçileri kavramı oluşur mu?

Çocuğuma ne iş yaptığı sorulursa: Baba Mesleği (Blogçuluk) işte, devam ettiriyoruz. Çok bir şey getirmiyor (ZartSense) ama geçinip gidiyoruz diyecek mi?

Günümüzün wikipedia'sında araştırma yapan öğrenci gibi geleceğin ansiklopedisinde arama yapıp gelecekten günümüze gelen bir çocuk bloglardan, wikilerden ve açık kaynaktan 2. rönesans olarak mı bahsedecek? Ya da aramadan şöyle bir sonuç mu dönecek

Tarih öncesi insanlar - toplayıcılık yapıyor, göçebe yaşıyor ve su kenarlarını tercih ediyorlardı.

Orta Çağ - çoğunlukla savaşıyor, tarım ve hayvancılık ile uğraşıyor ve yazılı kaynakları iletişim aracı olarak kullanıyorlardı.

Günümüz - bilgisayar başında çalışıyor, süpermarketlerden besleniyor, dijital dünyalarda varlıklarını sürdürüyor ve blog yazıyorlardı. Su kenarları yerine yüksek hızlı bağlantı ve wi-fi sağlayan alanlara göç ediyorlardı :)

Bu konular hakkında yorum yapmak isterseniz memnun olurum.

Ucuz Etin Yahnisi

by Murat Duman 26. Ağustos 2008 22:43

Photosynth ve Virtual Earth üzerine uğraşırken fotoğraf makinem için GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) eklentisi bakayım dedim. Tabii fiyatlardan pek tatmin olmayınca alternatifleri de aramadan edemiyor insan. Yazılarımın ciddiyetini had safhalara çıkarmadan her hafta hoşuma giden bazı karikatürleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Konuya en uygunu ve gece gece beni krize sokan bu karikatürü birinci seçtim :)

gps, cheap

Çin malı böyle bir GPS almamak için biraz daha para biriktirmeyi tercih ediyorum.

I. BlogEngine Kuşatması

by Murat Duman 26. Ağustos 2008 22:22

Az sonra okuyacağınız yazılar herhangi bir kişiye ya da yazıya özel yazılmamıştır. Uzun zamandır aklımda olanları, gördüklerimi ve tecrübelerimi paylaşma ihtiyacı hissettim. Bu eleştrel yazı ilk olup son olacağının da bir kanıtı yoktur. Tamamen benim fikirlerim olup eklemek istedikleriniz varsa yorum olarak yazabilirsiniz.

BlogEngine macerama uzun yıllar önce başladım. Sevgili dostum, derslerdeki proje arkadaşım Tayfun Akçay ile daha o zamanlar ASP.NET hakkında diyaloglarımız, hararetli konuşmalarımız geçiyordu. XML ya da SQL üzerinde çalışan bir telefon defteri uygulaması ile başlayıp kendi sitemi yapmam için harekete geçmem gerektiğini durmadan söylüyordu. O zamanlar kendisi de yeni tasarım ve son .net versiyonu ile web sitesini açmıştı. Ben de sayfama nasıl bir tasarım oluşturmalıyım şeklindeki sorularla cssmania vb grafik sitelerinde gezip, asp.net üzerinde yapılmış örnek siteleri inceliyordum. Hatta bir yazılım firmasında çalışırken yarım saatte blog yazarım yazamassın iddiasına da girmiştik. Sonuçta bahsettiğimiz yapı iki tablodan oluşan bir modeldi. Bir kahve arası sohbetiydi ve yoğun projeler dolayısıyla öyle de kaldı.

Kişisel bir web sitesi girişimi için domain de almıştım (http://muratduman.net). http://muratduman.com adresi için ise 2 yıl beklemek zorunda kaldım. Bugün bile .net uzantılı hali hoşuma gittiği için http://muratduman.com adresini buraya yönlendirilmiş olarak kullanıyorum.

Buraya kadar olanlar hikayenin 1.0 hali bile değil. Hepimizin başına gelen/gelebilecek bir durum. Süper çalışan bir uygulama olmadan çıkarmayayım, (sonu gelmeyen) özellikler ekleyeyim ve boş bir vakit (aslında hiç bulunmayan) bulup düzenlemeleri yapayım. İşte v.1.0 çıkarmama engel olanlar bunlar ve benzeri sebeplerdi.

Peki o zamandan bu güne ne değişti? Yaklaşık 1 yıldır açık olan bu site ve piyasada (arama motorları) aradığınızda karşılaşacağınız futbolcu, profesör, yazar vs. Murat Duman arasından ben nasıl oldu da ilk sıralara gelebildim ve insanlar cevapladığım e-postalar sonrası teşekkür etmeye başladılar?

Geçen yılki "Develop Yourself" vizyonum ile birlikte bir kampyanya başlattım. "Anneler için Internet". Hatta böyle bir proje gerçek dünyada bile olmayabilir. Uygulamaya başlayıp bilinirlik yaratabilirsiniz. Bu güne kadar sahip olduğum bilgi ve birikimlerimi annemin anlayacağı bir dille nasıl anlatabilirim üzerine yoğunlaşmaya karar verdim. Annem ingilizce bilse de son moda teknolojik aletlerle arası pek iyi değil. Bu bakımdan paylaşımlarımı nasıl daha kolay bir şekilde insanlara ulaştırabilirim diye düşünürken ve araştırırken farklı blog platformları arasından BlogEngine gözüme çarptı. Kurcaladım, kurdum, ilk yazılarımı girmeye başladım. Hatta o günden bu yana temamı bile değiştirmedim. Çünkü ben de çoğu insan gibi siteleri RSS yolu ile takip ediyorum ve içeriğin daha önemli olduğunu düşündüğümden dolayı da site için ayırdığım vaktimin çoğunu yazılarıma ve gerekli güncellemelere adamaya çalıştım.

Sıfırdan blog yazmak benim için sıfırdan araba oluşturmak gibi birşey. Hobi olarak yapmak çok iyi ve yazılım geliştirme yeteneklerinizin gelişmesi için oldukça faydalı ama herkes hayatını yazılım geliştirici olarak devam ettirmeyecek. Ben insanlarla birşeyler paylaşmayı isterken, sırf bana ait bir site oluşturayım ve ordan paylaşayım deyip oldukça fazla vakit kaybettim. Bunun yanı sıra bu projeyi bitirip internete sunduğumda karşıma daha ciddi problemler de çıkacaktı. Güvenlik, optimizasyon, performans diye uzayıp giden bir liste ile tek başetmek zor. Bugün bile BlogEngine projesini geliştiren, kodlarını inceleyen onca insan varken versiyonlarından birinde ortaya çıkan bir açığı kullanıp hosting sunucunuza girebilmek ve sunucudaki başka sitelerin bilgilerine ulaşmak mümkün bir durumdaydı. Yazıp tabii ki kendi siteniz için kullanabilirsiniz ama bunu genel bir kullanıma açtığınızda arkasında durmanız ve destek vermeniz de gerekiyor. Hergün 100'lerce e-posta gelmeye başlayınca tek kişi üstesinden gelinecek bir durum olmadığını düşünüyorum. Bir çok insan şu anda dasBlog'dan BlogEngine'e geçiyor. Sürekli güncellenmesi ve çeşitli veri depolama seçenekleri (XML, MSSQL, mySQL vs.) olması geçişte en önemli etkenlerden.

Bunlardan daha önemli bir sorun ise bugün bile bilgisayar kullanan birçok kişi domain, hosting kavramlarının ne olduğunun farkında değil. Bu insanların kendi sitelerini kurabilmeleri için kaliteli Türkçe yönergeler ve screencastler hazırlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada vereceğim trajikomik bir örnek var. Arkadaşıma domain alman gerekiyor diyorum o nedir diyor. Hergün kullandığı arama motorunun adresinin bir domain adresi olduğunun farkında değil. Biz herşeyde yaptığımız gibi yazıyoruz, okuyoruz geçiyoruz çoğunlukla.

Türklerin de yaptığı güzel çalışmalar var internet dünyasında. Bunları arayıp bulmak ve belki de yardım ederek iyi yerlere getirmek gerekiyor. Bugün kaç kişi takip ettiği sitelerdeki yazıları okumak için Newzie kullanıyor? Bugüne kadar kullandığım en iyi çevrimdışı RSS takip programı olan Newzie'nin tasarımcı ve geliştiricisinin Arda Çelebi olduğunu biliyor muydunuz peki?

newzie about, arda celebi, murat duman

Ben v.1.0'dan sonra dikkat etmem gerekenlerin farkına biraz da olsa vardım. Şimdilerde kendi kapımın önünü temizliyorum. Kendime ve çevreme yardımcı olurken bunları da arama motorlarından gelen tüm insanlarla paylaşabilmek için sitemde yazıyorum. İnanıyorum ki o yazıyı okuyan en az bir kişi zamanında benim gibi, görülmemiş sorunlarla karşılaşırken onu okudu ve problemlerini çözdü.

Vaktinizi ayırdığınız için teşekkürler. Umarım bu yapıcı eleştiriye katkıda bulunur ve düşüncelerinizi paylaşırsınız.

Disco Disco

by Murat Duman 21. Ağustos 2008 09:38

disco disco, silent disco

Yoğunluktan sıyrılıp Zohan'a Bulaşma adlı filmi izledikten sonra içimde bir disko heyecanı oluştu. Bloglar arası hızlı bir gezinti yaparken Türkiye'de henüz uygulamasını görmediğim ama bir tatil köyü yaparsa oldukça tutulacak bir fikir keşfettim. Silent Disco ya da Sessiz Disko.

disco disco, silent disco

Bir çadırın içine giriyorsunuz ve ortamda müzik olmamasına rağmen herkes deliler gibi dans ediyor. İnsan merak ediyor tabii bu insanlar nerden kaçmış diye :). Fakat işin asıl yüzü size de bir wireless kulaklık uzattıklarında anlaşılıyor. DJ'in çaldığı müzik çadır içerisinde bulunan herkesin kulaklarına takmış olduğu kablosuz kulaklıklarda yankılanıyor. Dışarda çıt yok, içerde ne gürültüler kopuyor. Ayrıca sesten dolayı diskonun kapanmasına da gerek yok :)

İlginç fikirler için beklemede olun :)

BlogEngineTR Sitesine Erişim

by Murat Duman 18. Ağustos 2008 14:13

BlogEngine.NET Türkiye projesi kurulum aşamasındayken siteye erişim için kullanabileceğimiz bazı alan adları almıştık. Şu an kullanmakta olduğumuz http://blogenginetr.com adresinden biraz daha uzun olsalar da erişmek isterseniz bu alan adları da aynı siteye yönlenecektir.

http://blogengineturkiye.com

http://blogengineturkiye.net

http://blogengine-tr.com

http://blogengine-tr.net

Biz başka blog platformları ile rekabete hazırız. Yakın zamanda da güzel haberlerle geliyor olacağız. Tek ricam blogengine.net kullanan kişilerin, şirketlerin bize e-posta yolu ile ulaşmaları. Adreslerini sitemizde yayınlamak istiyoruz. Böylelikle sağlıklı bir topluluk ve iletişim grubu oluşturabiliriz. Bize inanan ve bizi destekleyen herkese çok teşekkür ederim.

Anne benim de dikili bir ağacım var

by Murat Duman 22. Mayıs 2008 04:01
carbongrove

Geçenlerde bir arkadaşıma IE7 kurmak için Microsoft'un ilgili (http://www.microsoft.com/windows/products/winfamily/ie/default.mspx) sitesine gittiğimde ilginç bir duyuru ile karşılaştım. Internet Explorer 7 tarafından sponsor olunan sitede dünyadaki karbon kullanımının farkında olmanızı sağlayacak bir anket ve anketi doldurduktan sonra hediye olarak da 3 farklı bölgeden birine koruma altında olan ağaçlardan dikmenize(sanal olarak) izin veren bir Silverlight uygulaması ekrandaydı.

http://www.carbongrove.com/ adresine giderek siz de karbon tüketimini azaltmak için yapmanız gerekenleri öğrenebilir, seçtiğiniz ağacı sanal olarak dikerek büyümesini izleyebilir, diğer insanların ağaçlarını, notlarını okuyabilir ve birlikte çevre hakkında daha bilinçli etkinlikler gerçekleştirmek için adımlar atabilirsiniz. Benim ağacım Amazon ormanlarında, http://www.carbongrove.com/Forests/1 bağlantısının ardından Murat Duman kelimelerini aratıp ağacımın gelişimini görmeniz, daha az karbon tüketmem için yapmam gerekenlere göz atmanız mümkün. Siz de ağacınızı burdan dikip bunu kendi sitenize küçük bir kod yardımı ile ekleyebilirsiniz.

<div class='hslice' id='carbongrove_tree_222236' style='width:180px;'><p class='entry-title' style='display:none;'>My tree at Carbon grove</p><div class='entry-content'><a href='http://www.carbongrove.com/Trees/222236' title='Visit my tree at carbongrove.com'><img src='http://www.carbongrove.com/Trees/222236/widget.jpg' style='border:none;'/></a></div></div>

Şeklindeki kodu sitenize eklemek yeterli olacaktır. Sizin ağacınız için tabii ki daha farklı bir kod üretileceğini belirtmeme gerek yok sanırım :)

Silverlight ile oluşturulmuş bu uygulama 2008 yılı Türkiye Imagine Cup Yazılım Tasarımı kategorisinde 1. olan takımın proje fikrine ne kadar da çok benziyor değil mi?

L'orientalis grubunun görsel arayüzleri gerçekten çok etkileyici ama yazılım tasarımı kategorisinde Paris'de Türkiye'yi temsil etmeleri için arka tarafta da sağlam bir altyapı sunmaları gerekiyor ki uluslararası jüri bolca + puan verebilsin.

 

Tayfun Akçay, Microsoft ve 1 Mayıs

by Murat Duman 1. Mayıs 2008 01:27

Yıllar tablosu 2004'ü gösteriyordu biz tanıştığımızda. ODTÜ'nün beyazı güzel kışı gelmeden önceki son demler, son baharlar yaşanıyordu kantinde. Bizim olmayan ama komşunun da diyemediğimiz tiz sesli bölüm kantininde. Yıllar sonra şöyle yansıyacaktı bu muhabbetler dijital tozların oluşacağı yıllık sayfalarımıza:

Tayfun Akçay. Sen ki evini, aşını, bilgini, en önemlisi de dostluğunu paylaştın benimle. Sadece benimle mi? Kapın herkese açık, bilgisayarın da öyle. :) Bir developer uyumaz, yemek yemez, eğlenmez, hayatın tadını çıkarmaz zannedenlere söyleyecek sözüm, gösterecek örnek bir dostum var. 2 yıl oldu ama kimse bitecek sanmasın. Her şey yeni başlıyor. Yıllar sonra ASP.NET kaç +(artı)lı olur bilmem ama bizim dostluğumuzun oldukça katmerli olacağına eminim. CRM dedik, İstanbul dedik, ama İzmir gibisi yok biliyorsun. Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer orası olacaktır. Gelecek ile ilgili çok güzel düşüncelerimiz var ve ben onların gerçekleşeceğine inanıyorum. Bize başka bir dünyadan gelmiş gibi bakanlara söyleyecek tek bir sözüm var: "Siz her zaman kaybetmeye mahkumsunuz". Güneş doğarken kaparım gözlerimi ve anarım seni burada olduğu gibi; Çınlamazsa o gün (e)M(e)S(e)N, bil ki sistem "Timeout" olmuştur. Saygı ve sevgi ile. Murat Duman

--------------------

Bölümde ilk günüm. Tamamen yabancı bir ortam ve ne yapacağımı bilmiyorum. Hemen birini bulup konuşmalıyım. Birden oluverdi işte. Nerden bilebilirdik ki o an hayatımızın birçok kez kesişmesini sağlayacak. Neler yapmadık ki. Projeler, her türlü değişik gerekli gereksiz eğlence aktiviteleri, sıradışı spor deneyimleri, uykusuz geceler, araştırmalar...Bir de tam bir partner. Kalkıştığımız işlerden başımız eğik çıktığımızı hatırlamıyorum. Sanki birbirini tamamlayan birer parça gibi, hep tamamladık birbirimizi. Gerçekten zevk veriyordu çalışmak seninle. Biliyordum ki orada birisi bizim için birşeyler yapıyor. Kimbilir daha neler yaparız bilinmez ama yaparsak iyi yaparız. Buna inanıyorum :) Nice .NET li günlerde buluşmak üzere; saygı ve sevgi ile. Tayfun AKÇAY

Birlikte ne sunumlar, eğitimler, projeler, dersler, eğlenceler, sportif hareketler, uykusuz geceler, tonlarca kahveler, çılgın fikirler ve güzel zamanlar geçti. Seni hedefine bugün (1 Mayıs) itibari ile gönderdik. Microsoft'da da her zaman için farklı, özgün ve başarılı olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Çalışma hayatın için ilk tebrikler benden ve sevdiklerinden. Başlattığın yeni çağda umarım yanında da her zaman senin kadar kaliteli insanlar yer alır.

Arşivlerden dijital tozlu birkaç resim de hatıra olsun:   

murat duman, tayfunakcay

murat duman, tayfunakcay murat duman, tayfunakcay

murat duman, tayfunakcay murat duman, tayfunakcay

DOSTLUKLAR

1- Yüzyüze dostluklar vardır.
Güneşle ayçiçeğinin dostluğu böyle bir dostluktur mesela. Ayçiçeği sabahtan
akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten...

2- Uzak dostluklar vardır.
Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl,
birbirlerinin uzak dostlarıdır. Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece
yıldızlarla iletirler birbirlerine...

3- Sessiz dostluklar vardır.
Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir
dostluk oluşur. Her şeyden konuşur sessizce bu eller...

4- Zorunlu dostluklar vardır.
Pazarla pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir gündür, Pazartesi hızlı
bir gün... Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost olmak, yanyana durmak
zorundadırlar...

5- Uzun dostluklar vardır.
İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar ve uzun
boylu bir dostluk oluşur aralarında...

6- Günün birinde ölen dostluklar vardır.
Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu
gibi... Birgün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makinalar o bahçeye
girip de, bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binalar
yükseldiği zaman ölen dostluklar...

7- Vakitsiz dostluklar vardır.
Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin.... Ya da
ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur...

8- Bakımsız dostluklar vardır bir de...
Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, bir kaç cümlelik
Mektubun, bir mailin bile çok görüldüğü dostluklar...

HİÇ BİR DOSTLUĞUN BAKIMSIZ KALMAMASI DİLEĞİYLE...

Dönen yok seferinden gibi oldu :) Hafta içi 2-3 akşam yüzme, hafta sonu tenis maçlarında kozlarımızı paylaşacağımız için kendini bu yoğun! tempoya hazırlasan iyi edersin :)

#EOF

Neler Okuyorum

by Murat Duman 26. Nisan 2008 23:30

Sevgili dostum Ali Babaoğlan blog'undan bize göndermelerde bulunmuştu neler okuduğumuzdan bahsetmemiz için. Verdiğim eğitimler ve çalışmaların arasında vakit bulup da yazma şansım olmamıştı. Haftasonunu da fırsat bilip uzun soluklu okuduğum kitapları yazayım istedim. Bunlardan ilki Toplam Kalite Yönetimi hakkında (TQM for Schools). Greenwood, M.S ve Gaunt, H.J tarafından yazılmış olan bu kitap sadece okullar değil tüm kurumlar için TKY'nin inceliklerinden bahsediyor. Bu kitap ile ilgili izlenimlerimi ve konu hakkındaki yazıları da yakın zamanda yayınlayacağım. Bunun yanı sıra son zamanlarda okuduğum kitap Elif Şafak'dan Mahrem. İmkanım olursa birkaç Elif Şafak daha okumak istiyorum. Gerçekten hayatın tüm stresinden beni alıp daha yoğun düşüncelerin olduğu iç dünyama hızlı gezintilere götürüyor. Son olarak da okumanızı tavsiye edeceğim ve halen masaüzerinde olan kısa aralıklarla gözattığım diğer bir kitap ise Sınırsız Güç. Anthony Robbins tarafından yazılmış olan kitap, bu dünyadaki her şeyi modelleme yöntemi ile başarabileceğinizi söylüyor. Kitabı uzun zaman önce Burcu Kutlu'dan almıştım, geri vermemek için okumayı uzattıkça uzatıyorum :).

Böylelikle neler okuduğumuzdan da kısaca bahsetmiş olurken, bunların yanında iş ile ilgili bir sürü pdf, docx, .blogpost dosyalarını da okuduğumu size hatırlatmak istiyorum. Bu sebepledir ki attığınız e-postalara hemen dönme şansım olmayabiliyor. Gecikmeler için özür dilerim, e-postalarınız için cevapları da er ya da geç vereceğim belirtmek isterim.

Şimdi neler okuduklarını bizimle paylaşma sırası; Nuri Çankaya, Burcu Kutlu ve Emine Can

Merakla bekliyoruz.

SP1 Çıkmış, Biri Kurmuş, Diğeri Test Etmiş, Öteki de Yazmış

by Murat Duman 22. Mart 2008 15:58

Windows Vista için Service Pack 1, 19 Mart'da kullanıcıların indirebileceği bir şekilde de yayımlandı. Windows Update'de gözükmediği için ben de direkt bağlantılarından indirdim. Vista SP1 Yayımlandı yazımda da yazdığım gibi dosya boyutları ilk yayımlandığı zamanki gibi.

Peki bize neler getirdi?
Bu arkadaş öncelikle Noel Baba olmadığı için hayatınızda süper değişiklikler yaratmayacak. Fakat User Account Control (UAC) sizi artık daha az sinir edecek (Ben kullanıyorum, virüs vs gibi zararlılardan da bu sebeple etkinlenmedim henüz), dosya kopyalama performansı geliştirildi (ne kadar sürede yükleyeceğini daha hızlı tahmin edebiliyor :D), uygulamalar ile daha bir uyumlu, standby durumundan bilgisayarı geri getirmek artık daha hızlı ve sorunsuz. Bunun yanısıra kullanıcılardan gelen 1000'in üzerindeki geribildirim ile bu hatalar giderildi ve SP1 bünyesine eklendi. Peki biz ne yaptık, "Abi bu Vista çok yavaş, bir de SP1 kursam ölür herhalde deyip" sadece yakındık". Böyle düşünmeyen kullanıcılar tarafından gönderilen tüm geribildirimler değerlendiriliyor ve çözümlenmeye çalışılıyor. Lütfen bunun farkında olalım arkadaşlar. Kuralım ve bir deneyelim. Kurulum için 3GB diskte boş alan olması gerekiyor. Ben de yoktu, ordan biliyorum.   

Yazılımcılar için getirdiklerine baktığımızda, IIS7 konusunda Daron Yöndem blog'unda oldukça fazla değindiği için geçiyorum, Direct3D 10.1 sürümü geliyor, Data Execution Protection ve Kernel Patch Protection özelliklerini kontrol etmek için yeni API'ler gelmiş durumda. Bunların yanı sıra yeni kriptografik ve rastgele sayı üretme algoritmaları yazılımcıların kullanımı için eklenmiş durumda. Özellikle yazılım geliştiriciler Windows SDK'ya bakarak ne gibi özelliklerin geldiğine erişebilirler.

Yaş 50 Yolun Yarısı

by Murat Duman 22. Mart 2008 15:07
redbullGeri dönüp yazdıklarıma baktığımda 50 yazı ve konuşmacı olarak katıldığım 5 etkinlik görüyorum. Katılımcı olarak katıldıklarımı dahil ettiğimde ise 10 etkinlik sayısını çoktan geçmişim sanırım. Duruma şöyle bir gözattığımızda ilk çeyrekte yaklaşık 50 yazı, bir yıl için 200 yazı olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazıları güncel ve kaliteli tutmak ise gerçekten çetin ve insanı sürekli okuyucularına karşı sorumlu tutan bir çalışma. Bu noktada yorumlarınızın yine ve yine çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu noktada gelmemde bana maddi ve manevi destek olan herkese teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Birlikte daha güçlü! :)

1 yıl 10 etkinlik 100 yazı
Bu yılki planlarımı kendime saklamak yerine beni takip eden herkese açmanın daha uygun olacağını düşünüyorum. Önümüzdeki 1 yıl için şimdiden planlanmış 3 tane konuşma hazır durumda. Bunların yer, zaman ve içerik bilgilerini yaklaştıkça buradan sizinle paylaşacağım.

100 blog yazısı (ve videosu) girme planını da hayata geçirmek aslında çok kolay bir yoldan geçiyor. Her ay yaklaşık 10 yazı yazmak yeterli. Bu kadar yoğun ve hızlı bir şekilde değişen ve gelişen bir sektörde ise ilgilendiğim alanlarda ve sizi ilgilendirebilecek alanlarda yazı yazmak her ne kadar kolay görünse de bir o kadar da zor. Kaliteli ve güncelliğini kaybetmeyecek içerik oluşturmak için farklı kaynaklardan haberleri takip etmek, bazen aynı olanları elemek, herkesin gördüğünden farklı bir bakış açısı ile olaylara yaklaşmak ve bize neler sağlayacağına bakmak çetin bir yol. Fakat bunun için yeterli zamanımız ve enerjimiz olduğunu düşünüyorum. Kendimizi geliştirmek ve daha güzel bugünler oluşturmak için uykudan kalkıp düşlerimizi gerçekleştirmeye şimdiden başlayalım.   

Powered by BlogEngine.NET 1.4.5.7
Theme by Mads Kristensen

Yazar Hakkında

Murat Duman, muratduman, blog author, seo optimized Murat Duman

E-posta Send mail

Son Yorumlar

Yorum RSS comment

Yasal Uyarı

Bu sitede sunulan tüm bilgi, dökümanların kullanımından doğacak sorunlardan yazar sorumlu tutulamaz. Bu site ve günce(blog) işverenimin görüşlerini, amaçlarını, planlarını veya stratejilerini temsil etmez. Tüm yazılanlar aksi belirtilmedikçe benim fikrimdir. Uygunsuz yorumlar silinecektir.

Copyright 2008 © Murat Duman