ODTÜ'de bir bütünleşik doktora öğrencisi olarak, final projelerini ve ödevlerini hazırlıyorum şu sıralar. Aynı zamanda dersine girdiğim öğrencilerin de ödev, sınav ve projelerini notlandırmak gibi bir görevim de var. Bunun yanı sıra twitter üzerinden oynanan spymaster oyununu da yakından takip ediyorum. Bu oyunun sağladığı avantajlar ve dezavantajlara bir göz atalım.
Avantajlar
- Yeni tanıştığım insanlar ile iletişim içine girmek, fikir alışverişinde bulunmak.
- http://getsatisfaction.com/spymaster sitesi aracılığı ile şirket yetkilileri ile rahatlıkla iletişime geçebilmek. Hatta http://getsatisfaction.com adresinden birçok ürün, teknoloji ve servis ile ilgili yardım almanın, fikir paylaşmanın, hata bildirmenin mümkün olduğunu öğrenmek.
- 5 dakika içinde gerçek hayatta birden fazla görevi bitirmek. [Oyunda 5 dakikalık döngüler olduğu için]
- Konsantrasyonu yükseltmek, fiyat/performans/zaman hesaplamalarını dikkate almak. Projelere daha fazla zaman ayırmak.
- Twitter profilimin e üzeri x hızında takip edilmesi.
Dezavantajlar
- Geceleri zombiemaster olmak, her an suikaste uğrayacağını düşünmek.
- Çete ve iç hesaplaşmalar ile ilgili kabuslar görmek.
- Saatte bir içgüdüsel uyanmak, mutfağa gitmek su içmek, tazelenen enerji ile oyunda yeni görevler yapmak.
Hayat işte. İyisiyle kötüsüyle. Özel birisine ithafen: Ne onunla olabiliyorum, ne onsuz yapabiliyorum.
Microsoft Student Partners programına başvurmayı düşünüyorsanız http://www.msakademik.net//haberdetay.aspx?id=215 adresinden programın detaylarını inceleyebilir, http://www.msakademik.net//msp_basvuru_formu2008.aspx adresinde bulunan formu kullanarak da başvurunuzu yapabilirsiniz. Form dışında programa başvurabilmek için bir de video çekmeniz gerekiyor. Bu sebeple işlemlerinizi tamamlamak için son günü beklemeyin. 17 Ağustos 2008 23:59'a kadar başvurularınızı yapabilirsiniz.
Programın dünya çapında duyurulması ve Microsoft Student Partners adını aldığı yıldan bu yana (Kasım 2006, Barcelona) ben de MSP olarak Microsoft bünyesinde görev alıyordum. Bu yıl da güzel bir video ile başvurmayı düşünüyorum :). Bu noktada MSP olmak isteyenler ya da başvurmayı düşünenler için ben de kendi çapımda birkaç öneride bulunmak istiyorum.
Ferrari'sini Satan MSP'den :)
-Video çekmek çok kolay ama etkileyici videolar oluşturmak o kadar kolay değil. Videonuzun etkileyici olmasını istiyorsanız bu alanla uğraşan arkadaşlarınızdan da yardım istemeyi unutmayın. Gerçekten kendinizi nasıl daha iyi ifade edebileceğinizin yollarını düşünün.
-Videonuzu başkalarının görmesini ve izlemesini istemiyorsanız gizleyin.
-Kamera karşısında rahat olamıyor ve kendinizi ifade etmekte zorlanıyorsanız bir arkadaşınızı ya da ailenizden birini karşınıza alın ve onunla sohbet ediyormuş gibi anlatın. Videonuzu çektikten sonra birkaç kez izleyin, siz samimi olarak sıkılmadan izleyebiliyor musunuz bir gözden geçirin.
-Çekim düğmesine basıp 5-10 dk anlatmakta zorlanıyorsanız, 1-2 dk'lık kısa çekimler halinde kendinizden, yaptıklarınızdan ve yapacaklarınızdan bahsedebilirsiniz. Çekimi bitirdikten sonra Movie Maker ile birleştirip sisteme yüklemeniz mümkün.
-Tereciden aldığınızı tereciye satmayın! Sadece MSP ünvanına sahip olabilmek için bazı şeyleri zorlamayın. Önümüzdeki yıl içinde alacağınız dersleri ve okul dışı etkinliklerinizi planlayıp ona göre başvurun. Yıl içindeki tutumunuz MSP ünvanınızı kaybetmenize sebep olabilir. Ciddi değilseniz başvurmayın derim.
-Programın adı MSP(Microsoft Student Partners)'dir. "em-es-pi" ya da "me-se-pe" şeklinde okuyabilirsiniz. MCP (Microsoft Certified Professional) ile hiçbir ilgisi yoktur. MCP olmak istiyorsanız Microsoft sertifikasyon sınavlarından herhangi birine girip sınavı geçmeniz yeterlidir.
-Çekim öncesi birkaç kez çekeceklerinizi pratik etmeniz çekim esnasındaki heyecanınızı biraz olsun azaltacaktır. Bütün konuşacaklarınızı yazıp çekim sırasında okumak yerine, alacağınız küçük notlarla daha gerçekçi ve etkili konuşmalar çıkartabilirsiniz.
-Teknolojiyi yakından takip ederken ne kadar yakın olduğu konusunda gerçekçi olun. Çoğu zaman çıkan teknolojileri değil çıkacak olanları başka insanlarla paylaşmanız gerekebilir. Bu durumda teknolojiyi içinden takip ediyorum demek sanki daha doğru olur :)
-Paylaşımcı olmaya çalışın. 100 bilip 1 anlatmak, paylaşmak yerine 1 bilip 1 anlatmak daha iyidir. Videolar, makaleler, screencastler, podcastler ve blog postlara hazırlıklı olun.
-Sevin, sayın, herkese elinizden geldiğince yardımcı olmaya çalışın. Bilmiyorsanız bilmediğinizi söyleyebilirsiniz. Bir bilene yönlendirmek de o kişiye yardımcı olacaktır.
Yukarıda yazdıklarım her zaman her sayfamda görebileceğiniz gibi benim fikirlerimdir. Bunları yapmanız ya da yapmamanız MSP seçileceğiniz ya da seçilmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Bu şekilde algılanması ve yorum yapılmasının daha uygun olacağını düşünüyorum.
Merhabalar,
Geçen 1 ayda neler yaptığımı anlatmadan önce bugün neredeyiz neler yapıyoruzdan bir bahsetmek istiyorum. Sevgili dostum Tayfun Akçay ile birlikte bugün (6 ağustos 2008) Microsoft Ankara Yaz Okulu katılımcılarının arasındayız. Tayfun'un Sharepoint hakkında bilgilerini paylaştığı ve demolarla devam ettiği oturumdan da bu yazıyı yazmak ayrı bir güzellik.
Bilgisayar Mühendisliği, Yönetim-Bilişim Sistemleri ve Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümlerinden gelen öğrenci arkadaşlar ile birlikte Yaz Okulu, MSP programı, Akademik programlar ve Microsoft hakkında konuşma ve düşüncelerimizi paylaşma fırsatı bulduk.
1500'den fazla kişinin başvurusu sonucunda seçilen bu arkadaşlar gerçekten çok başarılı ve geleceği parlak bilişim dostları. Yakın zamanda yaptıkları çalışmaları ve bloglarını da site üzerinden sizlerle paylaşıyor olacağım.
(1 ay sessizlikten sonra oldukça kısa bir yazı oldu ama bu gelecek fırtınanın habercisi... :) )