Kimdir?

Murat Duman Kimdir?

Size Murat’ı anlatmadan önce Murat’la benim tanıştığımız zamanlardan kısaca bahsedeyim. İkimizde ortaokulu bitirmiş ve Anadolu Meslek Lisesine başlamıştık. Tam olarak ne zaman tanışıp anlaştık emin değilim. Okuldaki ilk yılımızın, ilk döneminin sonlarına doğru mu yoksa daha dönem başında mı? Bütün lise hayatımız beraber geçti, üniversite sınavından sonra ayrılmak zorunda kaldık. O, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ni kazandı, ben ise Boğaziçi Üniversitesi’ni. Ama arkadaşlığımız araya uzaklık ve iletişimsizlik girmiş gibi görünse de eskisi gibi devam ediyor. Görünse dedim çünkü konuşacak zaman ve ortam bulamamak bir arkadaşını unutmak anlamına gelmiyor bizde. Dostluğumuz boyunca o kadar çok özelliğimizi paylaşmışız, tartışmışız ki artık ortak bir noktada buluşmuşuz. Söylediğim çoğu özellik onun gibi bende de olduğu için bunları yazmak o kadar zor gelmiyor. Bu kadar arka plan yeter artık asıl konuya geleyim.

Çoğu insan “Sen Kimsin?” sorusuna sosyal kimliğini açıklayarak cevap verir ve aklına başka bir fikir gelmez soru hakkında. Murat “Sen Kimsin?” sorusuna sosyal kimliği ile cevap verip birkaç saniyede diğer özelliklere geçebilecek birisidir. Yani sadece “Murat Duman” diyebilir ama sadece Murat Duman diye geçirmez aklından. Hangi yemeği sevdiği, ne tür müzik dinlediği, ailesine bağımlı olup olmadığı vb. birçok detay aklında şimşek gibi yanıp söner. Bu düşüncelerle kendini sorguladığı da olur ama bu başka bir paragrafın konusu. Zamanı geldiğinde yazarım. Sıradan biri değildir Murat ve asla sıradan olmak istemez. Yaptığı işte en iyi olmak ister ve buna ne zaman dur diyeceğini de iyi bilir. İşi uğruna (para veya kariyer) sevdiklerini üzmez. Hırsa bağlı olarak, hedeflediklerini yaptığını sanırsınız ama hırs kelimesi çok eksik kalır başarıya ulaştıran o duygular için. Hem az öncede bahsettiğim gibi hırs kontrol dışına çıkabilir. Murat çok çok istisnai durumlar dışında kontrol dışına çıkmaz. Bir şekilde içten bir Kontrol mekanizması vardır yaptıklarına ulaşması için. Hedeflediği bir sonuca ulaşması için günlük planlar koyduğunuzu varsayalım, onlara uymadan da sonuca ulaşır, içinde çalışan otomatik bir saat varmış gibi her işe yetişmek için ayarlıdır. Bu özelliklerle ilgili söyleyebileceğim bir şey daha var. Lise çağlarımızda hayaller insanı istediği sonuca ulaştırır diye düşünürdük ve istediğimiz yaşamın, geleceğin hayallerini kurardık bence şu anda Murat’ta olduğunu düşündüğüm kontrol mekanizması bunun devamı. Nasıl bir gelecek ve yaşam istediğini, ne kadar farkına varmasa da hayal ediyor ve buna nasıl ulaşacağını bilinçaltı ona kendiliğinden gösteriyor. Hayal etmek derken hayal kuran ama konu faaliyete geçmeye gelince kaçan çok kişi gördüm. Murat daha çok üstüne gider.

Sanki hep güzel şeyler yazıyormuş gibi görünmek istemiyorum. Zaten yukarıdakilerin ve aşağıdakilerin hepsinin insan kişiliğinde olması gereken özellikler olduğunu da söyleyemem. Her iyi varsayılan özelliğin en az bir dezavantajı vardır. Mesela “sıradan olmak istemez” dedim bu özelliği şu anki hayatını rahat içinde yaşayamamasına, kendini yıpratmasına neden olur. Öyle ki bu nedenlerden hastalıklar, ortaya çıksa bile bedenen ve ruhen en güçlü kişi olmayı ister. İstediği şartlar hep daha yüksektedir. Nedense bu Murat’ın içindeki kontrol mekanizması sevdiklerine zarar vermeye başladığında çalışır ama kendine zarar verdiğinde çalışmaz. Sadece durumdan kurtulmak ve daha iyiye ulaşmak için yeni çözümler üretir. Başkaları onun ulaştığı başarılı sonuçlara gurur veya kıskançlık ile bakabilir ama o, ne kendinle gurur duyar nede daha başarılı birine karşı kıskançlık hisseder.

Her saniye rahat bir yaşamın ve kariyerin özlemini çeker eğer bu şartların sağlanacağını bilse kaybolmaktan korkmaz. Bazı zamanlar kaybolmak ister tanıdıklarından, saçmalıklardan ve dünyada katlanmak zorunda bırakıldığımız her türlü durumdan. Sonra birden bir otobüs yolculuğunda, gece karanlıkta müzik dinlerken ya da yine gece balkondan sessizce dışarı bakarken yine bir şimşek çakar kafasında ve tersine bu bahsettiğim her şeye karşı savaşma gücünü bulur. Bu tabi bir tetikleyici ile gerçekleşir; otobüs yolculuklarının insana verdiği düşünme hissi, sevdiği bir müziğin sağladığı rahatlama duygusu veya gece balkonda evlerin, sokak lambalarının ışıklarına bakarken soğuk esen rüzgârın verdiği başkaldırı gücü. Sonuçta sabit bir kişiliği yoktur. Her zaman kendini sorgulamaya açıktır ama bu değildir ki çabuk ikna edilir. Biri onu ikna edemez, o ikna olur. Siz kendi gerçeklerinizi sunduğunuzda o bunları değerlendirir gözden geçirir ve ona göre karar verir. Kelime oyunu ve kafa karıştırma teknikleri pek etkili değildir. Bir konuya farklı açılardan bakar ama kimseye söylemek zorunda hissetmez. Çevresindeki insanlara çoğunlukla duymak istedikleri şeyleri söyler böylece çoğu insan elde ettiği bu arkadaşı bırakmak istemez, çabuk güven sağlar ve herhangi bir konu hakkında insanları ikna edebilir. İnsanlar tanıdıkça Murat’ın görüşlerinin farkına varırlar bazılarının hoşuna gider bazılarının ise gitmez, çünkü bazıları farklı düşüncelere, görüşlere açıktı. Bazıları ise sadece kendi istediğinin söylenmesini bekler. İşte bu ikinci tip insanlarla birebir anlaşacak biri değildir Murat. Olabildiğince onlardan uzak durur ama nasılsa gelip bulurlar onu, bunun nedeni başlangıçta insanlara duymak istediklerini söylediği içindir.

Sevgiye normal insanlardan daha çok ihtiyacı vardır. Ama bunu tam bir ihtiyaç olarak belirtmek yanlış olabilir. Bu tam bir ihtiyaç değildir, katalizör etki yaratır. Hayatın devam etmesinde işlerin gidişatını kolaylaştırır. Daha mutlu olmasını ve etrafındaki her şeyin güzel taraflarını görmesini sağlar, bu sevgi. Sevdiği insana tapar diyebiliriz başlarda ama belirli bir süre sonra ilk başlardaki etkisi kalmaz bu sevginin. Dediğim gibi katalizör etki yapar. Geçmişte yaşadıklarını bir daha yaşayamayacağına inanır özellikle konu sevgi olunca.

Empati sahibidir ve başka insanlar yaşadıklarını anlatırken onların o durumda neler hissettiğini nasıl bir durumdan bahsedildiğini anlayabilir. Bu özelliği bir filmi izlerken de etkindir. O filmdeki karakterleri sadece izlemez, içinden hayal eder karakterleri-kişilikleri ve anlar. Sevdiği kişilerde bu empati, sempatiye dönüşür direkt olarak. İnsanlara davranışlarından dolayı kendini üzdüğü de olur. Etrafındaki insanlara güvenirdi eskiden fakat son birkaç yılda yaşadıklarından sonra insanlara karşı görüşü nasıl tam bilemiyorum. Duruma göre sabırlı ve sakindir ama her insanında bir toleransı vardır. Lider özelliklerini taşır, tabi lider derken dediğim dedik liderlerden değil. Aşırı otorite kullanarak değil, insanlarla samimiyetini kullanarak güzel yerlere gelebilir yöneticilikte.

Yöneticilik demişken gelecekte yapacağı işte en iyi olmak istediğini bilirsiniz belki ama gelecekte ne olmak istediğini anlamak zordur. Her alanda az çok kendini geliştirmeye çalışır. İletişim, bilgisayar ve mümkün olduğunca dil… Öğrenme kapasitesini kendi belirleyen öğrencilerdendir. Öğretmenleri ne kadar yeni bilgilerle zorlarsa zorlasın öğrenmenin sınırının olmadığını kanıtlayabilir.

Çoğu müzik türünü sever. Olabildiğince düzenlidir, kıyafetlerine bakarsanız genelde katlı durur hep, ama yaşamı pek düzenli değildir. Sabahlara kadar uyumadan durur çoğunlukla özellikle okul olmadığı zamanlar. Sorun uykuyu da sevmesidir hani kim sevmez ki. Herkesin yaşamında arada sırada inişler çıkışlar olur bu normal ama bu inişler çıkışlar Murat’ı bulmakta hiç zorluk çekmezler.

Murat’la 1998 yılında tanıştık ve yaklaşık 8,5 senedir arkadaşız. Hiç kavga etmedik, bir konuda anlaşmazlığımız hiç kavga edecek boyuta gelmedi. İkimizde mantığını kullanarak anlaşmazlığı aşmanın yollarını arardı büyük olasılıkla böyle bir olay olsa. Çünkü şimdiye kadar bir konuda anlaşmazlığımız olduysa bile ben hatırlamıyorum.

Mustafa Bodur

Boğaziçi Üniversitesi

CET(BÖTE) 3.sınıf

Tarih: 20.03.2007 08:31

About Author

Murat Duman, muratduman, blog  author, seo optimized 

Murat Duman

E-mail Send mail


Facebook ProfileTwitterLast FMFlickr PhotosFriendFeed UpdatesFeedburner RSS 

AdSense